Anasayfa | Hakkımızda | Yayın İlkeleri | Künye | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

                                                 

   Gündem     Siyaset     Dünya    Teknoloji    Otomobil     Yaşam     Spor     Ekonomi     Sinema    Magazin    Sağlık    Net Haber    Kültür Sanat  

  Kuran'ı yakmayı planlayan rahibe tepki yağıyor  -  1 milyon kişinin KEY parası duruyor  -  Bilim adamları "kuru su" üretti  -  Eski eşe 14 saatlik işkence!  -  İngiltere'nin en eski evi  -  Erdoğan ve Bahçeli mitingleri sonlandırdı ama Kılıçdaroğlu durmak bilmiyor...  -  Bahçeli zehir zemberek!  -  Orhan Gencebay'dan 'evet'e yalanlama  -  Şok telekulak tespiti  -  AKP'nin firecilerinden biri açık verdi  -  Van savaş alanına döndü  -  Okyanusta dehşet anları  -  12 Dev Adam yarı finalde  -  Bono başına taç etti  -  Televizyon patladı!  -  Kadınların yeni gözdesi şifalı taşlar  -  Kaderin böylesi  -  Mehmet Öz hastalığını anlattı  -  Atatürk'ün odasında kimse kalmayacak  -  NASA'yı alarma geçiren göktaşları  -  

DENİZ FENERİ

Okunma  Yazar :
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 189
Tarih  Tarih : 28 Ekim 2008 09:57

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

1996 yılının Ramazan ayında Kanal 7 televizyonunda yayımlanmaya başlayan "Şehir ve Ramazan" isimli bir televizyon programıyla başlayan  ve halkımızdan  gördüğü büyük ilgi nedeniyle  Deniz Feneri   Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği adını alan bu kuruluşun aynı adını taşıyan Almanya versiyonu  dernek üyeleri Alman mahkemelerince  yolsuzluk  yaptıkları gerekçesiyle cezalandırıldı.

Yolsuzluk Türkiye’mizde her zaman her iktidar döneminin başına bela olmuş bir sorundur.Yapılan tüm iyi hizmetleri ve gelişmeleri ortadan kaldıracak en önemli olgu yolsuzluk olmakla beraber ,en hızlı bir şekilde nüfuslanmak ve güç sahibi olmanın en kestirme yolu olarak  yıllardan beri karşımıza çıkmaktadır.Ancak bu sefer yolsuzluk kirli emellerine ulaşabilmek için yokluk ve yoksulluğu  kullanmıştır.

Manevi değerlerine samimiyetle bağlı insanlarımızın temiz duygularının dolandırıcılığa alet edilmesi, yalnızca mağdurlarını değil bütün milletimizi rencide etmiş ve yardımsever vicdanları derinden yaralanmıştır.

Alman Hakim Johann Müller gerekçeli kararında bu davanın Almanya'nın en büyük bağış skandalı davası olduğunu belirterek daha önce çok ses getiren UNICEF Almanya davasını dahi geçtiğini söylemiş.Ayrıca 5 yıl boyunca 20 binden fazla bağış sahibinin güvenlerinin zedelendiğini belirten Alman hakim Almanya Deniz Feneri'nin toplam 41 milyon avro bağış topladığını söyledi. Türkiye'ye giden toplam miktarın da 17 milyon avro olduğunu kaydeden Müller bunun 8 milyonunun Türkiye Deniz Fenerine gittiği, geri kalan kısmın çeşitli yerlerde kullanıldığını ifade etmiş.

 

Rakamlara bakar mısınız hayalinizde bile göremeyeceğiniz bu meblağlar insanlarımızın maneviyatının   nasıl harap edildiğinin rakamsal ifadesidir.Bu yolsuzluk olayının  sosyal, insani, ahlaki, hukuki boyutları olduğu gibi  siyasi boyutları da  bulunmaktadır.

 

 

Mevcut iktidarı derinden sarsacak en önemli olgu,kapatma davasından da  daha önemli olan kendisinin ve yandaşlarının  yolsuzluk iddialarıyla karşı karşıya kalmasıdır.Almanya’daki Mahkemede sonuçlandığına göre  Hükümetimizden beklenen tavır ,Türkiye’de de hukuki sürecin başlatılmasına hükümetimizin ön ayak olmasıdır.

Başbakanımızdan beklenen açıklamayı  Milletvekilimiz Bülent Arınç’

    “ EĞER  ÖYLEYSE ALLAH BELALARINI VERSİN” DİYEREK YAPMIŞTIR.Normalde halkın söylediği bu sözü icranın başındaki milletvekilimizden  duymak yeterli değildir.Türk halkınca beklenen  ,rahmet okunacağına  gerek Deniz Feneri davası ile gerekse partililerinin karıştığı diğer davalara ilgili olarak, hukuki sürecin hiçbir siyasi etki ve müdahale olmaksızın süratle işleyeceği yolunda Türk milletine güvence verilmesine  ön ayak olunulmasıdır.

                       DÜZCE 18 TEMMUZ ŞEHİR STADYUMU

Öncelikle Düzcespor’umuza 3.ligde  başarılar diliyorum.Umarım Düzcespor Düzce’mizi layıkıyla temsil eder ve bir üst lige çıkar.Ancak Düzce Belediyesine devredilen stadımız sanki  her haliyle ben artık görevimi tamamladım emekliye ayrılmak  istiyorum dercesine haykırmakta.Tıpkı değiştirilmeyi bekleyen skor tabelasında yazan  kapanmış bir bankanın reklamı gibi.Tıpkı depremden sonra 23 Nisan ve 19 Mayıs’larda kullanılan ,lig başlayınca orta hasarlı diye kapatılan açık tribünümüz gibi.Stadımızın tadilatla bir yere varamayacağı her haliyle belli.Genişleme ve düzenleme olanakları  alan itibariyle çok sınırlı olduğu görülmekte.

Düzce Belediyesi Başkanı seçimlerden önce beyan ettiği ama hala açıklamadığı  24 dalda 36 projesinden bir tanesinin spora çok önem verdiğini bildiğim için hazine arazisinde  olmak kaydığıyla   Düzce’ye yeni bir stadyum kazandırmak olduğunu  düşünüyorum.Hatta 20bin kişilik değil,10bin kişilik bile yeter bize. Bununla ilgili açıklamayı büyük heyecanla bekliyorum.Eski stadyum alanını da en iyi şekilde ticari rant alanı olarak değerlendirilebileceğinin kanaatindeyim(!) 

       Kalın sağlıcakla.

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz


HABER ARA


Gelişmiş

SON DAKİKA HABERLERİ

Melisa Ç Melisa Ç
Survivor İhsan, öküzlük mü yapmış oldu?
ismail gül ismail gül
Domuz Gribi

ANKET

Hanti takım taraftarısınız









Tüm Anketler