|
| |||
| Anasayfa | Hakkımızda | Yayın İlkeleri | Künye | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | |||
|
|
Gündem Siyaset Dünya Teknoloji Otomobil Yaşam Spor Ekonomi Sinema Magazin Sağlık Net Haber Kültür Sanat |
||
|
|
GAP'I GAPTIRMAYIZ VATANI BÖLDÜRMEYİZ
Türkiye’nin yaklaşık kırk yılına damgasını vurmuş bir yönetim adamı var . .Kimi Muhteşem Süleyman der adaşına ithafen, kimisi de halk içindeki namına ithafen Çoban Sülü der.Eski Cumhurbaşkanlarımızdan sn Süleyman Demirel’den bahsettiğimi sanırım anlamışsınızdır.Her konjektür kendi tarzını ve liderlerini yaratır.Keban barajı ve GAP projesi Türkiye’ ye onun eseridir.Malum bir sözü vardır .”Gapı kimseye gaptırmam binealeyh”. O zamanlar Gap’tırmadığı Gap’ı şimdilerde türlü oyunlarla Gap’tılar bile .Suladığı topraklar artık bize ait değil.Yabancılara toprak satışı kanunu,Vakıflar yasası gibi düzenlemeler tüm Sivil Toplum Kuruluşlarınca eleştirildiği halde yasalaştı. Milli egemenliğimiz ve toprak bütünlüğümüz açısından bu uygulamalar gelecek 25 yıl içinde beraberinde sıkıntılar getirecektir.Çünkü tapu uluslarası hukukta bile inkarı mümkün olmayan bir delildir.Gapı gaptırıyoruz kısaca. Türkiye ye mal olmus bir söz daha var dağarcığımızda. .”Yollar yürümekle aşınmaz” enteresan bir söz. İngilizlerin çok tuhaf bir soğukkanlılığı vardır.Sukunet içinde gelişmeleri takip etmek ve gerekli analizden sonra karar almak ve kararlılıkla uygulamak olarak özetleyebileceğimiz bir davranış şeklidir bu. Aslında ben bu sözü aldırmazlık olarak değil de ,soğukkanlı bir kıriz idare yöntemi olarak algılıyorum. Ülkemizi yönetenlerin şu sıralar yaptıkları da bu zaten.Güvenlik güçleri ve siyasetçisi ile soğukkanlı yapıcı bir yönetim tarzı göze çarpıyor.Hiç bir şey yapmadan yalnızca halkımızın kalbinde yer alan dini ritüelleri kullanarak siyaset yapma gibi algıladığımız bazı yaklaşımların, aslında bir soğukkanlılıkla kıriz yönetimi oluşturma, ve moral değerleri yükseltme girişimi olduğunu da son zamanlarda hissediyoruz hamdolsun.Bunu da objektif olma adına belirtmek durumundayım. Ve şu sıralar bu soğukkanlılığa çok ihtiyacımız var. Ajanslarda bugün gündeme bomba gibi değil, bana göre maytap gibi düşen bir haber vardı, Malum partinin demokratikleşme adına Türkiye’yi 25 eyalet, vilayet görme hayallerini anlatan broşürler mecliste dağıtılmış.Onlar bu kadar zeki değildir, Bu yine beş kenarlı binada yazılmış bir proje gibi geldi bize. Tepkimiz mi? Yollar yürümekle ,dağlar gezmekle aşınmaz.İt ürür kervan yürür.Bu devlet büyük devlet geleneğinden gelen köklü bir yapıya sahiptir.Herkes işine baksın. Bu arada önümüzdeki genel seçimlerden sonra oluşacak yeni muhtemel meclis aritmetiğinin önüne getirilecek yeni yerel yönetimler yasasının da kamuoyu oluşturmak üzere alıştırması da olmasın bu girişim.Zamanlaması çok enteresan..Tam da mahalli idareler seçimleri arifesinde olması manidardır.Çünkü AB uyum yasaları içindeki dayatılan demokratikleşme maddelerinde bu dağıtılan kitapçığın içinde yazılanlar var.Bu konunun sivil toplum kuruluşlarınca haber kaynakları netleştirilerek ,iyi incelenerek irdelenmesi ,kamu ve ulusal menfaatlerimize ters düşebilecek konular daha yasa taslağı gündeme gelmeden panel konferans ve akademik araştırma yazıları ve basın açıklamaları ile gerektiğinde kamuoyunla paylaşılmalıdır.Çünkü gündemi geriden takip etmek çok şey kaybettiriyor.Bu konuda yeterli ciddi çalışma yok.Yasa hazırlanıyor, sivil toplum kuruluşları , muhalefet etme konumunda olan kurum ve kuruluşlar ,kamuoyu oluşturma konusunda çok geriden geldiklerinden değişen hiçbir şey olmuyor.Bu konuda sivil toplum kuruluşlarının daha etkili akademik çalışmalarla toplumu aydınlatması gerektiği kanaatindeyim. Çünkü AB uyum yasalarının büyük bir kesimi ulusal çıkarlarımıza ve üniter devlet yapımıza uymuyor.Doku uyuşmazlığı var. Sırada yine gündeme düşen ve aslında çok da ilgi çekmese de etkileri ve gelecekteki dengeler açısından önemli bir açıklama var.” CIA’nın eski Türkiye Masası Şefi Graham Fuller “Türkiye, artık bir Amerikan müttefiki değil” iddiasında bulundu ve “Yüzyıldır ilk defa Türkiye, büyük bölgesel güç haline geldi” dedi! Bir zamanlar ABD ye bağımlılıktan şikayet eden ve Antisemitist söylemleri ile fikri değerlerini yükselten insanların ,şimdi ulusal çıkarlarımız ve savunmamız nedeniyle, memleket yönetiminde zirveye çıktıklarında, tabiri caizse nasıl zor durumda kaldığını görünce diyorum ki ” Yapın şu kendi uçağımızı,uçak gemimizi, nükleer teknolojimizi” .Tam bağımsızlık buradan geçiyor.İşin içine girdikçe, memleket yönetmenin gazete manşetlerinden yazıldığı kadar kolay olmadığını da görüyorsunuzdur...Bizler görüyoruz ve sivil toplum olarak izliyoruz.Milli bir duruş gösteren bütün liderlerimizin de, olumlu icraatlarında milletçe ,milli birlik ve beraberlikle arkasındayız. Ama mutlaka bir milli duruş istiyoruz.
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
Bu habere toplam 1 yorum yazılmıştır. Ahmet
[ 31 Ekim 2008 19:23 ]
Yazılarınızı Büyük bir Zevkle ve Dikkat ile takip ediyoruz..Çok doğru şeyler yazıyorsunuz..Elinize Sağlık.. Yorumların tamamını okumak için tıklayın. |
HABER ARASON DAKİKA HABERLERİEN ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR |
|
|
| |||