Anasayfa | Hakkımızda | Yayın İlkeleri | Künye | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

                                                 

   Gündem     Siyaset     Dünya    Teknoloji    Otomobil     Yaşam     Spor     Ekonomi     Sinema    Magazin    Sağlık    Net Haber    Kültür Sanat  

  Kuran'ı yakmayı planlayan rahibe tepki yağıyor  -  1 milyon kişinin KEY parası duruyor  -  Bilim adamları "kuru su" üretti  -  Eski eşe 14 saatlik işkence!  -  İngiltere'nin en eski evi  -  Erdoğan ve Bahçeli mitingleri sonlandırdı ama Kılıçdaroğlu durmak bilmiyor...  -  Bahçeli zehir zemberek!  -  Orhan Gencebay'dan 'evet'e yalanlama  -  Şok telekulak tespiti  -  AKP'nin firecilerinden biri açık verdi  -  Van savaş alanına döndü  -  Okyanusta dehşet anları  -  12 Dev Adam yarı finalde  -  Bono başına taç etti  -  Televizyon patladı!  -  Kadınların yeni gözdesi şifalı taşlar  -  Kaderin böylesi  -  Mehmet Öz hastalığını anlattı  -  Atatürk'ün odasında kimse kalmayacak  -  NASA'yı alarma geçiren göktaşları  -  

GAP'I GAPTIRMAYIZ VATANI BÖLDÜRMEYİZ

Okunma  Yazar :
Yorumlar  Yorum Sayısı : 1
Okunma  Okunma : 200
Tarih  Tarih : 31 Ekim 2008 19:00

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

Türkiye’nin yaklaşık kırk yılına damgasını vurmuş bir yönetim adamı var . .Kimi Muhteşem Süleyman der adaşına ithafen, kimisi de halk içindeki namına ithafen Çoban Sülü der.Eski Cumhurbaşkanlarımızdan sn Süleyman Demirel’den bahsettiğimi sanırım anlamışsınızdır.Her konjektür kendi tarzını ve liderlerini yaratır.Keban barajı ve GAP projesi Türkiye’ ye onun eseridir.Malum bir sözü vardır .”Gapı kimseye gaptırmam binealeyh”.

O zamanlar Gap’tırmadığı Gap’ı şimdilerde türlü oyunlarla Gap’tılar bile .Suladığı topraklar artık bize ait değil.Yabancılara toprak satışı kanunu,Vakıflar yasası gibi düzenlemeler tüm Sivil Toplum Kuruluşlarınca eleştirildiği halde yasalaştı. Milli egemenliğimiz ve toprak bütünlüğümüz açısından bu uygulamalar gelecek 25 yıl içinde beraberinde sıkıntılar getirecektir.Çünkü tapu uluslarası hukukta  bile inkarı mümkün olmayan bir delildir.Gapı gaptırıyoruz   kısaca.

Türkiye ye mal olmus bir söz daha var dağarcığımızda. .”Yollar yürümekle aşınmaz” enteresan bir söz. İngilizlerin çok tuhaf bir soğukkanlılığı vardır.Sukunet içinde gelişmeleri takip etmek ve gerekli analizden sonra karar almak ve kararlılıkla uygulamak olarak özetleyebileceğimiz bir davranış şeklidir bu. Aslında ben bu sözü aldırmazlık olarak değil de ,soğukkanlı bir kıriz idare yöntemi olarak algılıyorum.  Ülkemizi yönetenlerin şu sıralar yaptıkları da bu zaten.Güvenlik güçleri ve siyasetçisi ile soğukkanlı yapıcı bir yönetim tarzı göze çarpıyor.Hiç bir şey yapmadan yalnızca halkımızın kalbinde yer alan dini ritüelleri kullanarak siyaset yapma gibi algıladığımız bazı yaklaşımların, aslında bir soğukkanlılıkla kıriz yönetimi oluşturma, ve moral değerleri yükseltme girişimi olduğunu da son zamanlarda hissediyoruz hamdolsun.Bunu da objektif olma adına belirtmek durumundayım. Ve şu sıralar bu soğukkanlılığa çok ihtiyacımız var.

Ajanslarda bugün gündeme bomba gibi değil, bana göre maytap gibi düşen bir haber vardı, Malum partinin demokratikleşme adına Türkiye’yi 25 eyalet, vilayet görme hayallerini anlatan broşürler mecliste dağıtılmış.Onlar bu kadar zeki değildir, Bu yine beş kenarlı binada yazılmış bir proje gibi geldi bize. Tepkimiz mi? Yollar yürümekle ,dağlar gezmekle aşınmaz.İt ürür kervan yürür.Bu devlet büyük devlet geleneğinden gelen köklü bir yapıya  sahiptir.Herkes işine baksın.

Bu arada önümüzdeki genel seçimlerden sonra oluşacak yeni muhtemel meclis aritmetiğinin önüne getirilecek yeni yerel yönetimler yasasının da kamuoyu oluşturmak üzere alıştırması da olmasın bu girişim.Zamanlaması çok  enteresan..Tam da mahalli idareler seçimleri arifesinde olması manidardır.Çünkü AB  uyum yasaları içindeki dayatılan demokratikleşme maddelerinde bu dağıtılan kitapçığın içinde yazılanlar var.Bu konunun sivil toplum kuruluşlarınca haber kaynakları netleştirilerek ,iyi incelenerek irdelenmesi ,kamu ve ulusal menfaatlerimize ters düşebilecek konular daha yasa taslağı gündeme gelmeden panel konferans ve akademik araştırma yazıları ve basın açıklamaları ile gerektiğinde kamuoyunla paylaşılmalıdır.Çünkü gündemi geriden takip etmek çok şey kaybettiriyor.Bu konuda yeterli ciddi çalışma yok.Yasa hazırlanıyor, sivil toplum kuruluşları , muhalefet etme konumunda olan kurum ve kuruluşlar ,kamuoyu oluşturma konusunda çok geriden geldiklerinden değişen hiçbir şey olmuyor.Bu konuda sivil toplum kuruluşlarının daha etkili akademik çalışmalarla toplumu aydınlatması gerektiği kanaatindeyim. Çünkü AB uyum yasalarının büyük bir kesimi ulusal çıkarlarımıza ve üniter devlet yapımıza uymuyor.Doku uyuşmazlığı var.

Sırada yine gündeme düşen ve aslında çok da ilgi çekmese de  etkileri ve gelecekteki dengeler açısından önemli bir açıklama var.”     CIA’nın eski Türkiye Masası Şefi Graham Fuller “Türkiye, artık bir Amerikan müttefiki değil”  iddiasında bulundu ve “Yüzyıldır ilk defa Türkiye, büyük bölgesel güç haline geldi” dedi!
Öylemi dersiniz.? Pek de öyle değil.Türkiye’nin elindeki 60 adet Fantom uçağının yenilenmesi için 600 milyon dolarlık anlaşma uluslar arası ihalede İsrail’e verildi.Neden ? Duyumlara göre ABD nin dayatması vardı.Ya yenilemeyi unutacaktık ya da stratejik ortaklık yapacaktık.İmzalanan yenileme anlaşması değil stratejik ortaklık anlaşmasıdır.Bu konu kamuoyunun gözünden kaçmıştır.Sonuçları itibarıyle bizi yakından ilgilendiriyor.Artık Amerikan Müttefiki olmadığımız iddiası  bu  sıkıntılı anlaşmaya perde olmasın sakın.Çünkü  ABD karşıtlığı bölgede oldukça yükseliyor.

Bir zamanlar ABD ye bağımlılıktan şikayet eden  ve Antisemitist söylemleri ile fikri değerlerini yükselten insanların ,şimdi ulusal çıkarlarımız ve savunmamız nedeniyle, memleket yönetiminde zirveye çıktıklarında, tabiri caizse nasıl zor durumda kaldığını görünce diyorum ki    ” Yapın şu kendi uçağımızı,uçak gemimizi, nükleer teknolojimizi” .Tam bağımsızlık buradan geçiyor.İşin içine girdikçe, memleket yönetmenin gazete manşetlerinden  yazıldığı  kadar kolay olmadığını da görüyorsunuzdur...Bizler görüyoruz ve sivil toplum olarak izliyoruz.Milli bir duruş gösteren bütün liderlerimizin de, olumlu icraatlarında milletçe ,milli birlik ve beraberlikle arkasındayız. Ama mutlaka bir milli duruş istiyoruz.

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu habere toplam 1 yorum yazılmıştır.

Ahmet [ 31 Ekim 2008 19:23 ]

Yazılarınızı Büyük bir Zevkle ve Dikkat ile takip ediyoruz..Çok doğru şeyler yazıyorsunuz..Elinize Sağlık..

Yorumların tamamını okumak için tıklayın.


HABER ARA


Gelişmiş

SON DAKİKA HABERLERİ

Melisa Ç Melisa Ç
Survivor İhsan, öküzlük mü yapmış oldu?
ismail gül ismail gül
Domuz Gribi

ANKET

Hanti takım taraftarısınız









Tüm Anketler